Öne Çıkanlar trabzon KAZA öldü Tuğba Nur Savcı 19 Mayıs Mahallesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Cevdet Erdöl'e Büyük Övgü
Tören öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak kullanılan tarihi binanın günümüze kadar olan sürecini anlatan "Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'nin Kuruluşu" sergisini gezdi. Prof. Dr. Erdöl, Erdoğan'a, sergi hakkında bilgi verdi.
 
Fahri Doktora Tevdi Töreni, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Cevdet Erdöl ’ün açılış konuşmasıyla devam etti.
Sözlerine 15 Temmuz demokrasi şehitlerini anarak başlayan Rektör Erdöl ,15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimine değinerek, “Paralel ihanet çetesinin kalkıştığı malum darbe girişiminin olduğu 15 Temmuz gecesinde hainlere tepki veren ilk üniversite olduk. Tıpkı 14 Mart 1919'da işgalcilere tepki olarak bu binanın iki saat kulesi arasına büyük bir Türk Bayrağı asarak protesto eylemi yapan öncü meslektaşlarımız gibi 15 Temmuz darbe girişimini aynı kuleler arasına büyük bir Türk Bayrağı asıp protesto ederek, tarihsel bir tavır sergiledik.
Bu tören vesilesi ile 15 Temmuz şehidimiz akademisyen meslektaşımız Prof. Dr. İlhan Varank ve 246 şehidimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize acil şifalar diliyorum. Onlar canlarını vererek çocuklarını yetim, eşlerini yalnız bıraktılar ama bizlere özgür bir ülke hediye ettiler. Şehitlerimiz ve Gazilerimiz ile ne kadar gurur duysak azdır, onları unutmayacağımız unutturmayacağız."şeklinde konuştu.


Erdöl konuşmasında “Malumlarınız olduğu üzere yüksek iradenizle 15 Nisan 2015 tarih kurulan Üniversitemize 17 Temmuz 2015 tarihinde zatıâliniz tarafından rektör olarak atandım.
Eğitim ve öğretim kadrosunu oluşturmak amacıyla ilk olarak Şubat 2016 tarihinde öğretim üyesi temini ilanına çıktık.
Ardından Ülkemizin 16 ayrı şehrinde bulunan Sağlık Bakanlığı'na bağlı 55 eğitim araştırma hastanesi ile işbirliği protokolü imzaladık.
669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname sonrası afiliye hastane sayımız toplamda 58’e ulaşmıştır.
Afiliye olduğumuz hastaneler dâhil Üniversitemiz kadrosunda 148 Profesör, 153 Doçent, 148 Yardımcı Doçent olmak üzere toplamda 449 öğretim üyesi bulunmaktadır.
Sayın cumhurbaşkanım;
Bu öğretim üyesi kadrosuyla 2016-2017 Eğitim Öğretim sezonunda
İstanbul’da 1008 Öğrenci, Ankara da 1224 öğrencimiz ile eğitime sorunsuz olarak başlamış bulunmaktayız.
Sayın Cumhurbaşkanım;
Bütün bunların yanı sıra Devlet Yükseköğretim Kurumları içerisinde ülkemizi yurtdışında temsil edecek ilk eğitim kurumu olan üniversitemiz, Somali de Mogadişu Recep Tayyip Erdoğan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulunu eğitime açmış bulunmaktadır.
Yüksekokulumuz Mogadişu'da daha evvelce Sağlık Bakanlığımız tarafından zat-ı devletlerinizin ismi ile açılan Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile aynı yerleşke içerisinde bulunmaktadır. Şimdiye kadar hazırlık sınıfına 250 öğrenci kaydının yapıldığı okulumuzda Yunus Emre Enstitüsü ile yapılan protokol kapsamında bu yıl Türkçe hazırlık eğitimi verilmeye başlamıştır.
Yüksekokulumuzda hemşirelik, ebelik gibi Somali'nin sağlık profesyoneli ihtiyaçlarını göz önüne alan bir eğitim planlamış durumdayız.
Üniversitemizin bize yüklediği tarihi misyonlardan bir diğeri de Osmanlı'nın son mimari şaheseri olan bu binanın, “Mektebi Tıbbiye-i Şahane'nin” restore edilmesi işidir. Bu amaçla Kültür Bakanlığımızla yaptığımız protokol neticesinde binamızın restorasyon ihalesi hazırlıkları tamamlanmış ve ihale 15 Kasım 2016 tarihinde yapılacaktır.
Sayın Cumhurbaşkanım;
Üniversitemizin yüklenmiş olduğu sorumlulukları yerine getirebilmek amacıyla Araştırma ve Geliştirme faaliyetlerine öncülük etmek üzere kurmayı planladığımız Tematik Sağlık Teknoparkı kuruluş aşamasına gelmiştir.
Yakın gelecekte ülkemizin en fazla araştırma ve yayın yapmış, en fazla patente sahip üniversitesi olmak arzusundayız ve bunu yapabilecek kapasitemiz vardır.
Aynı şekilde ülkemizdeki Sağlık Eğitimi ve sağlık hizmet sunumu kalitesini de artırmak amacıyla Anadolu'daki Eğitim Araştırma hastanelerinin öğretim üyesi kadrolarını da zenginleştirme çalışmalarını başaracak güçteyiz.
Zat-ı Devletlerinizi ağırladığımız bu şaheser binada ve Ankara Gülhane’de toplamda 12 akademik eğitim öğretim birimi bulunmaktadır.
Sayın Cumhurbaşkanım;
Öncelikli arzumuz Mektebi Tıbbiye-i Şahane’nin A’dan Z’ye restore edilmesini görmektir. Bunun için gerekli talimatlarınızı verdiniz işlemler başladı, müteşekkiriz.
Bir diğer arzumuz da Mektebi Tıbbiye-i Şahane’nin çevresinin tıpkı Sultan Abdülhamid Han'ın döneminde olduğu gibi Üniversitemize bırakılmasıdır. Bunun için daha önce Devlet Demir Yollarına verilmiş olan iki parselin ve halen Milli Eğitim Bakanlığı’nın Tarım Meslek Lisesi ve Hayvan Hastanesinin de üniversitemize devredilerek gerçek bir sağlık eğitim yerleşkesi haline getirilmesini sağlamaktır.
Zat-i Devletleri'nin üniversitemizi ilk Eğitim Öğretim yılında teşrifiniz bizlere onur vermiştir.
Üniversitemizin kuruluşu için verdiğiniz talimattan bugüne kadar daima varlığınızı üzerimizde hissettik. Üniversitemiz adına sizlere sonsuz teşekkürlerimizi arz ediyoruz. Kısa zamanda büyük mesafeleri kat etmemizde katkı veren Sağlık Bakanlığı Yöneticilerimiz başta olmak üzere, İstanbul Valimize, Büyük Şehir Belediye Başkanımıza, İstanbul Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi Rektörlerimize, İl Sağlık Müdürümüze, Anadolu Kuzey Kamu Hastaneleri Genel Sekreterimize, Üsküdar Belediye Başkanımıza ve tüm mesai arkadaşlarıma teşekkürü bir borç bilirim.
Sayın Cumhurbaşkanım;
Ülkemizin sağlık sisteminin değişim ve dönüşümünü büyük adımlar atarak başlatıp tüm dünyaya örnek olacak şekilde gelişmesine vesile oldunuz.
Sayenizde ülkemiz birçok konuda olduğu gibi sağlık ve sosyal güvenlik konuların da da dünyadan ders alan değil dünyaya ders veren bir ülke konumuna gelmiştir.
Bütün bunların başarılmasında en önemli unsur sizin yüksek liderlik vasfınızdır.
Bu vesile ile Zat-ı Devletlerinize minnet duygularımızın naçizane bir nişanesi olarak üniversitemiz senatosu tarafından tevdi edilen tıp alanında fahri doktora payesini kabul etmiş olmanız gerek üniversitemiz ve gerekse bizler açısından unutulmaz bir onur vesilesi olmuştur. Çok teşekkür ederiz.
Sayın Cumhurbaşkanım,
1903 yılında Sultan Abdülhamid Han'ın tüm dost ve kardeşlerine el uzatmak için büyük ümitlerle açmış olduğu bu tarihi yuvanın, “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’nin” yeniden ve aynı misyonla neşvünema bulması ancak sizin yüksek liderliğinizin eseri olabileceğini ifade eder, başta zati devletleriniz olmak üzere bütün katılımcıları saygıyla selamlarım. ” ifadelerini kullandı ve başta Cumhurbaşkanı olmak üzere tüm katılımcılara teşekkür etti.
Törende bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversite tarafından şahsına takdim edilen fahri doktora unvanı için teşekkür etti ve üniversitenin 2016-2017 akademik yılının hayırlı olması temennisinde bulundu.
SOMALİ İLE SAĞLIK ALANINDA İŞ BİRLİĞİ
Sultan Abdülhamit Han tarafından inşa ettirilen ve 1903’te onun tarafından hizmete açılan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’ye ait binanın, geçen yıl kurulan Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne tahsis edilmesiyle amacına uygun bir misyona yeniden kavuştuğuna işarete den Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine bugün Somali’de açılışı yapılan ve adının verildiği Mogadişu Recep Tayyip Erdoğan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nun da hayırlı olmasını dilediğini söyledi.
Somali’deki sağlık meslek yüksekokuluna kabul edilen Somalili öğrencilerin, Yunus Emre Enstitüsü tarafından verilecek Türkçe hazırlık eğitiminden sonra sağlık alanında eğitim alacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilerin hem Somali’de büyük ihtiyacı karşılayıp hem de iki ülke arasında sağlık alanında uzun yıllar sürecek iş birliğinin beşeri kaynaklarını oluşturacaklarını ifade etti
“TÜRKİYE, SAĞLIK HİZMETLERİ ALANINDA DÜNYANIN ÖNDE GELEN ÜLKELERİ ARASINDA YER ALIYOR”
Sağlık hizmetleri alanında dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alan Türkiye’nin, çıtayı her geçen yıl daha yükseğe taşıması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitenin; daha önce milletvekilliği yapan, Cumhurbaşkanlığı sağlık ekibinin yöneticiliğini üstlenen ve hâlen üniversitenin rektörü olan Prof. Dr. Erdöl’ün liderliğinde, kendi alanında, kısa sürede Türkiye’nin en prestijli eğitim-öğretim kurumu hâline dönüşeceğini dile getirdi.
REKTÖR ERDÖL’E BÜYÜK ÖVGÜ
Üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl'ün, uzun yıllar süren siyasette beraberliğin yanında, sağlık ekibinin yöneticisi olarak yakın çalışma arkadaşlığını yaptığını aktaran Erdoğan, "Üniversitemiz akademi ve siyaset gibi iki önemli alanda çok ciddi birikimi bulunan Cevdet hocamızın liderliğinde, kendi alanında kısa sürede ülkemizin en prestijli eğitim kurumu haline dönüşecektir. Çünkü Cevdet hocamızın bir özelliği var, sabah 9, akşam 5 gibi çalışmaz, mesai sınırsızdır. Benimle beraber öyleydi, ondan sonra da bir değişiklik olmamıştır, inşallah öyle de devam edecektir. Cumhurbaşkanı olarak desteğim, tüm eğitim öğretim kurumlarımıza olduğu gibi Sağlık Bilimleri Üniversitemizin de daima yanında olacaktır." diye konuştu.
Konuşmasında Türkiye’deki yükseköğretim sistemi konusunda hasbihal etmeyi, sağlık alanında kat edilen mesafeyi ve bu alandaki Türkiye’nin 2023 hedeflerini konuşmayı istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzun zamandır ya bir terör olayı ya da terörle mücadelede yaşanan gelişmeler sebebiyle gündemin diğer konularını yeteri kadar konuşup tartışma imkânı bulamadıklarını söyledi. “Bazı meseleler var ki onlarla ilgili değerlendirmelerimizi kamuoyuyla paylaşmak da en az diğer konular kadar önemli hâle geliyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün başlayan ve hâlen devam eden terör örgütü PKK’ya destek veren milletvekilleriyle ilgili yargı sürecinin böyle bir konu olduğunu belirtti.

“BU DENSİZLERİN AMACI, DOKUNULMAZLIKLAR ÜZERİNDEN TÜRKİYE’Yİ SIKINTIYA SOKMAK”
Terör örgütü PKK’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) uzantılarının olduğuna işaret ederek, söz konusu partinin, 7 Haziran seçimlerinin ardından 80 milletvekili ile Meclise germelerine rağmen siyasi mücadelelerini orada yürütmek yerine halkı sokağa davet ettiklerini ve insanların ölümüne neden olduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı şunları söyledi: “Esasen yaşanan hadise çok açık ve nettir. Bilindiği gibi TBMM geçtiğimiz Mayıs ayında istisnasız tüm milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırıldı. Yani bu sadece onlara yönelik bir olay değil. Fakat şu anda Batının ağzına bakın, Batı şu anda nasıl değerlendirmeler yapıyor. Bu düzenleme Anayasa Mahkemesine götürüldü biliyorsunuz, Yüksek Mahkeme de yapılan işlemi hukuka uygun buldu. Bunun üzerine genel başkanlar dâhil olmak üzere yargı safhasında dosyası olan milletvekilleri ilgili adliyelere gidip ifadelerini vermeye başlamışlardır. Ancak bir siyasi partinin mensupları en başından beri ısrarla bu konuyu tahrik unsuru hâline getirmeye çalışmışlardır. Hatta önceleri meydan okudu, ‘Benim dokunulmazlığımı kaldırın, ben anında hemen yargıya gitmeye hazırım’ dedi. Tamam, o zaman öyle diyordun da daha sonra ne oldu sana? Daha sonra aksini yapmaya ve kaçmaya çalıştılar. Dokunulmazlıklar üzerinden Meclise, devlete, millete, yargıya meydan okuyan, hatta hakaret eden bu densizlerin amacı, Türkiye’yi uluslararası alanda sıkıntıya sokmaktır. Açık, net söylüyorum; benim uluslararası bu saldırılardan en ufak bir korkum, endişem yoktur. Benim için aslolan milletimdir. Milletim ne diyor, aslolan budur. Yoksa Batı ne diyor? Batı bizim için hiçbir zaman hayırlı rüya gördü mü? Görmedi. 53 sene Avrupa Birliği’nin kapısında bekletilen Türkiye için batıdan biz ne bekleyeceğiz? Kendimizi aldatmayalım, biz kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. İnanın, çalışalım, gayret edelim, ilim olarak değerli hocalarım şu sevgili öğrencilerimizi geleceğe hazırlasınlar, biz bunları sollayıp aşar geçeriz, hiç endişeniz olmasın.”
“BİZİM ÖLÇÜMÜZ, ÜLKEMİZİN VE MİLLETİMİZİN BEKASI İÇİN NE YAPILMASI GEREKİYORSA ONU YAPMAKTIR”
Türkiye’nin son üç yıldır yaşadığı hadiseler sebebiyle artık bakış açısını değiştirmiş, kendisine yeni yol çizmiş bir ülke olduğunu ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan sonra bizim için şu ne der-bu ne der diye bir ölçü yoktur. Artık bizim ölçümüz, ülkemizin ve milletimizin bekası için ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaktır” dedi.
2013’te yılında Gezi olaylarında, aynı yılın sonunda yaşanan 17-25 Aralık Emniyet-Yargı darbe girişiminde ölçülerinin aynı olduğunu ve bu anlayışla hareket ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, PKK’nın, 20 Temmuz 2015’te çukur eylemlerini başlattığında o yerleşim yerlerindeki sivil vatandaşların can güvenliğine itina gösteren bir yaklaşımla yine devletin ve milletin bekası için ne gerekiyorsa onu yaptıklarını bildirdi.
“SİYASETTE ÇIRAK DEĞİLİM”
7 Haziran seçimlerinin ardından yaşanan siyasi belirsizlik dönemini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben biraz seyrettim, bakalım ne yapacaklar diye. Birinci parti dolaştı, gezdi. Ardından hemen şunu başlattılar: ‘Görevin ikinci partiye verilmesi lazım. Ben siyasette çırak değilim, kalfa da değilim, elhamdülillah bir yere geldik 40 yılda. Sana vereceğiz de sen yapacaksın? Sen bir defa Beştepe’nin yolunu bilmiyorsun. Beştepe’nin yolunu bilmediğin gibi, bir de senin sayısal durumun zaten diğer iki partiyle de bir araya gelsen bu hükûmeti kurmaya yeterli değil. Niye? İktidar partisi zaten sayısal olarak çok çok fazla. Onun olmadığı bir ortaklık hükûmetin kurulmasına zaten yeterli değil. Onun için ‘benim zaman kaybına tahammülüm yok’ dedim. Anayasanın amir hükmü gereğince adımı attık ve tekrar seçim kararını aldık. Ve millet bizim bu kararımızı paylaştı. Millet bu kararı paylaştığı için de, işte olan netice çok açık net ortada ve böylece hamdolsun yeni bir süreç başarılı bir şekilde gelişti, gelişiyor. Anayasadan aldığımız yetkilerle bu yolu izledik. Ülkeyi kazasız belasız 1 Kasım’a ulaştırdık” diye konuştu.
15 Temmuz darbe girişimini, ‘bu sıkıntılı sürecin zirve noktası’ olarak değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin dirayetli duruşu, cesareti ve kahramanlığı sayesinde bu kanlı darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlandığını dile getirdi ve “Darbe girişiminin ardından ilan ettiğimiz olağanüstü hâl çerçevesinde, FETÖ ve diğer terör örgütleriyle mücadelemizi sürdürüyoruz. Hem içerde hem dışarda Burada da asla taviz vermeye niyetimiz yok. Bu PKK olabilir, bu PYD olabilir, bu DHKP-C olabilir, bu YPG olabilir, bu DEAŞ olabilir, fark etmez. Hem içerde, hem dışarda. Bu milletin bunlarla mücadeleye gücü vardır, kudreti vardır ve bu işi başarır. Şu ana kadar da bu süreç başarılı bir şekilde devam ediyor” vurgusunda bulundu.
Törendeki konuşmaların ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a tevdi edilen fahri doktora unvanı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl tarafından takdim edildi.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne fahri doktora unvanı için teşekkür eden Erdoğan, çalışmalarında ve yeni öğretim yılında başarılar diledi.
 
Erdoğan, daha sonra Sağlık Bilimleri Üniversitesi Somali Mogadişu Recep Tayyip Erdoğan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu ile yapılan canlı bağlantıda, okul hakkında bilgi aldı.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.